Milliyetçi Hareket Partisi Beycuma Belediye Başkan Adayı Muhammet ÖZTÜRK’ün Yerel Halkın Sesi Gazetesi’nde Çıkan Son röportajı

BEYCUMA HAREKETE GEÇMELİ...
Beycuma Milliyetçi Hareket Partisi Belediye Başkan Adayı Muhammet Öztürk seçimle ilgili değerlendirmelerine, Beycuma ile ilgili düşüncelerini anlatmaya devam ediyor.
Seçimlere çok az bir zaman kaldı.
Evet, çok az bir zaman kaldı. Artık son söz Beycumalıların olacak. Herkesin kendine göre tercihleri olacaktır. Bir kişinin bize oy vermesi veya vermemesi bizim kişilere yaklaşımımızı etkilemeyecektir. Beycuma küçük yerdir. Siyaset bizim birbirimize yaklaşımımızı etkilemeyecektir. Çünkü bizim Zonguldak Merkezden, Devrek’ten, Ereğli’den, Çaycuma’dan farkımız vardır. Oralar büyüktür, birbirini tanımayanı çoktur. Biz öyle değiliz. Biz 7 mahalleyiz, 7 kardeşiz. Birbirimizin cenazesini hep beraber kaldırırız, birbirimizin düğünlerini hep beraber yaparız, hep beraber eğleniriz, birbirlerimizi kızdırırınız futbol sohbetinde... 7 kardeşiz, didişiriz, bozuşuruz, ama küsmemeliyiz birbirimize. Birimizin eline diken batsa hepimizin canı yanar, yanmalı. O zaman önümüzde kimse duramaz... Belki de bu olması gereken. Ama ben ümidimi kaybetmiyorum Beycuma için. Bu bizim yaradılışımıza aykırı...
Beycuma’daki 15 yıllık adaylık süreci ve şimdiki adaylık yarışını değerlendirmeniz.
Beycuma’da iki dönem hizmet etmiş bir başkanımız vardı. Büyüğümüz Sayın İlker Karaoğlu... 2 dönem Beycuma’ya hizmet etmiştir. Belediyenin kuruculuğunu yapmıştır. İyi ya da kötü ekibiyle kendince hizmet etmiştir. Daha sonra 2004’de şimdiki başkanımız Sayın Hayati Açıkgöz seçilmişti. O da kendince hizmet etmiştir. Şimdi de adaydır. Şunu demek istiyorum. 1994’te ben ilkokuldaydım. Adaylar belliydi. Yıl 2009 adaylar değişmemiş. Ben 15 yıllık Beycuma Belediyeciliğinin çok yararlı geçtiğini düşünmüyorum. Belediye Başkanı olmuş büyüklerimize teşekkür ederim. Ama bence işi artık gençlere bırakmanın zamanı gelmiştir.
Yine bu dönem daha önce İlker Karaoğlu döneminde meclis üyeliği yapmış bir büyüğümüz Sayın Vural Kundakçıoğlu adaydır. Ben birliğimizi sağlayacağını düşünmüyorum. Kendi siyaset anlayışı çerçevesinde seçim vaatlerinde bulunmaktadır. Yeni bir adaydır. Yine Sezai Çakmaklı ağabeyimiz de seçimlerde Beycuma’yı yönetmeye aday olmuştur. Herkesin olduğu gibi onun da kendine göre vaatleri olmuştur. Ve biz...
Beycuma’da kim kazanırsa herkesin birbirine destek olması gerekir. Biz kazanırsak bu desteği beklediğimiz gibi diğer adayların kazanması durumunda da bizim desteğimiz istenirse elimizden geleni yapacağımızı herkesin bilmesini isteriz.

Beycuma’da seçimin nabzı nasıl?
Beycuma’da bu seçimin malzemesi galiba havuz oldu? AKP Belediye Başkan adayı Vural Kundakçıoğlu’nun vaadi karşısında mevcut başkan Hayati Açıkgöz ile aralarında yerel basına da yansıyan bir polemik doğdu. Biri “yapamazsın” diyor, biri gazeteye “yapmak şart oldu” diye beyanat veriyor. Ben de soruyorum “bize ne oluyor” Bu kısır döngü ile nereye kadar gidecek? Beycuma kişisel tartışmalarınızla kan kaybediyor? Evet, havuz yapılsın, güzel olur. Ama öncelik değil ki.. Siz Beycuma gençliğinin işsizliğini nasıl çözeceksiniz, sosyal-kültürel atılımları nasıl yapacaksınız ondan haber verin? Okullarımızın öğrenci sayısı azalmış kaç olmuş biliyor musunuz; hayır? Beycuma’da tarım ve hayvancılığı nasıl geliştireceksiniz? Bölücek, Hüseyinçavuşoğlu, Karadere, Hacıali, Karapınar, Ayvatlar köylerini nasıl Beycuma’ya çekeceksiniz? Beycuma’yı nasıl bir cazibe merkezi haline getireceksiniz? Bana ondan bahsedin. Halkımıza ondan bahsedin, Beycumalılara ondan bahsedin...
Seçim döneminde en çok iş vaadinde bulunulur genelde...
Bu durum da ayrı bir meseledir. Her yerde seçim dönemlerini en büyük malzemesidir. En büyük propagandasıdır. İş vaadinde bulunulur, oy avcılığı yapılır. Beycuma’nın da bir farkı yok diğer yerlerden.
Bizde de durum şu. Herkes birbirini oy avcılığı yapmakla suçluyor. TVde ve gazetelerde suçlamalar diz boyu? Biri diyor ki “hayır biz mazbatayı almadan çıktılar” biri de isim isim gazeteye işten çıkartanların listesini veriyor. Peki, oy avcılığı yapılıyor mu, evet yapılıyor. Geçmişte de yapıldı. 2004 yerel seçimlerinden başlarsak o dönemde de yapıldı. 2004’ten önce de yapıldı. Seçimlerden sonra belediyeye bir sürü işçi alındı, bir ay sonra çıktılar. Çünkü belediyemiz bu yükü kaldıracak kadar güçlü bir yapıya sahip değil.
Şimdi de aynı şeyleri özellikle hükümet adayı büyüğümüz yapıyor. Beycuma küçük yer bunlar duyulur, bunlar bilinir. Yapmıyorum demelerini beklemiyorum. Ha aslında bu suç mu? Tabi ki hayır... Beycuma’da ne yazık ki bu oyun tutuyor. Her dönem sergilendi, bu dönem de sergilenmemesi mümkün değil? Peki, Beycuma bu oyunu bilmiyor mu, biliyor. Ama bu oyunu bozamıyor. Ama Beycumalılar şunu bilir ki Beycuma’da oy avcılığı yapmayan tek kişi vardır: O da Muhammet Öztürk’tür. Küçük hesaplar peşinde koşmuyoruz. Her alanda atılım yapan bir Beycuma hayalimiz var.
Belediyedeki işçi durumu...
Şu an belediyemizin borçları da düşünüldüğünde büyük bir alımı kaldırmaz belediyemiz. Ha önemli mi adaylar için, değil, öyle değil mi? Seçilen iş vaadinde bulunduklarını alır, bir ay sonra da çıkartır. 1994’ten 2009’a kadar 15 senedir belediyeyiz. İki başkanımız oldu. İkisine de teşekkür ediyorum, kendilerince bir şeyler yapmaya çalıştılar. Katkıları kesinlikle olmuştur. Ama yapılan bir yanlışı da belirtmeden geçmeyeceğim. Belediyeden çıkartılan işçilerde ne yazık ki taraftarlık yapılmıştır. Çıkartılan işçinin de bir evi, eşi, çocuğu olduğuna bakılmadı, evine ekmek götürdüğüne bakılmadı. İşe alınan kişilerde de belirli bir vasıf aranmadı. Sen beni destekledin, tamam belediyedesin. Ya arkadaşım senin mesleğin var mı? Elinde bir belgen var mı, ne işten anlarsın, belediyenin ihtiyacı nedir? Hiç birine bakılmadı? Olsun, işi nasıl olsa yaparken öğrenecek değil mi?
Peki, biz ne yapacağız. Önce şunu belirteyim hiç kimseye bir iş vaadimiz yoktur belediyede. Bu anlayışla lütfen kimse bize gelmesin. Bakacağız, bir ihtiyaç listesi yapacağız. Benim hangi tür işçiye ihtiyacım var. Her mahallemizden belediyeye başvuruları alacağız. Kişinin elindeki belgesine, mesleğine yapmış olduğu işe, kalifiye durumuna bakacağız. Kişinin işe ihtiyacına bakacağız. Sonra yaptığımız elemeden sonra her mahalleden kura usulü bir seçim yapacağız. Bize oy vermiş mi vermemiş, önemli değil bizim için? Beycuma’nın her mahallesindeki genç arkadaşım benim kardeşimdir, ayırmıyorum hiç birini.

Bir yol tartışması var Beycuma’da...
Ne yazık ki yol, su gibi devletin temel görevlerine ileriye atılım, hizmet gibi göstermek doğru değildir..1994’te belediye olmuş bir belediyeyiz, hâlâ mahallelerin yol sorunları ile uğraşıyoruz, hâlâ alt yapı sorunlarını çözmek için uğraşıyoruz. Çeşme yapıyoruz, köprü yapıyoruz. Bunun adı belediyecilik oluyor. Bunları köy olarak kalsaydık da yapardık Beycuma olarak. Ufkumuzu genişletemedik.
Belediyecilik anlayışı o kadar basite indirgendi ki bu bizi üzüyor. Nerdeyse aday ağabeylerimiz eline metre alıp yol ölçecek. Sen şu kadar metre yol yaptın bu kadar yaptın deniliyor. Yok, o kadar malzemeyle şu yol yapılır, şu kamyon malzeme ile şu kadar yol yapılır hesaplarına giriliyor. Mevcut başkanımız Sayın Hayati Açıkgöz mahallelere güzel yollar yapmıştır. Ben de bizzat gittim gördüm. Çamur halindeki mahalle yollarımızın bir kısmı yapıldı. Gayet güzel olmuş... Tebrik ediyorum.
Ama, aması var. Aması şu.. Ya bir hizmet var, devletin veya belediyenin ne fark eder. Herkes “sen yapmadın ben yaptım” derdinde. Şimdi durum şu: Bir Beldes ve Köydes projeleri vardır. Devlet bunu politika haline getirmiş, beldelere belirli oranlarda yardımda bulunuluyor. Hükümet olarak senin görevin halka daha iyi hizmet götürmek mi? Evet... Belediye olarak da senin görevin bu hizmeti vatandaşa en iyi şekilde ulaştırmak mı? Evet... İki aday ağabeyimiz var. Biri diyor ki..Beldes-Köydes Projesi hükümetin bizim verdiğimiz parayla yaptın.. Biri diyor ki, hayır sizin verdiğiniz parayla hepsi yapılamaz, şu kadar yol yapılır. Peki sonuç ne; Sen yapmadın ben yaptım tartışması. Yani kısır döngü... Kaybeden kim? Beycuma.
Herkes metre metre yol hesabı yapıyor. Tv ve yerel gazetelerde bunu tartışması yapılıyor... Yani şunu bir devlet-belediye işbirliği olarak neden halka anlatamıyorsunuz? Olmaz. Çünkü hesaplar küçük... Peki, Beycumalılar ne yapıyor? Hiç. Bir yol tartışması almış başını gidiyor. Sevgili Beycumalılara sesleniyorum buradan. Beycuma bu tartışmalarla geriye gidiyor. Aday büyüklerimize sesleniyorum. Lütfen, metre hesabıyla yapılan bu yol tartışmaları Beycuma’ya bir şey kazandırmaz..
Hükümet belediyesi olalım anlayışına yaklaşımınız...
Beycuma’da insanların zihinlerine işlenen hükümet belediyesi olalım anlayışının olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki Beycumalı bazı kişiler buna prim veriyor. Bu kişiler Türkiye’yi ve Zonguldak’ı takip eden bizim değer verdiğimiz büyüklerimiz..
Peki, bu büyüklerimiz gözlerinin dibinde borç içinde yatan, işçilerinin parasını ödeyemeyen Bakacakkadı Belediyesini görmüyor mu? Zonguldak Belediyesinin borçlarının iki katına çıktığını Zonguldak Belediye Başkan adayımız Sayın Selahattin Gülay açıkladı. O zaman ben Beycumalılara sormak ihtiyacı hissediyorum. “Bu belediyeler hangi partinin?” ... AKP’nin.
Türkiye’de muhalefet belediyesi olup da başarılı işler yapan hiçbir belediye yok mu veya hükümet olup da başarısız olan bir belediye yok mu? O zaman hizmet almanın şartı hükümet olmaksa Türkiye’de yerel seçimleri yapmayalım. O zaman Türkiye’deki bütün belediyeleri hükümete teslim edelim. Olsun bitsin. Bu aslında % 47 oy almış bir hükümete de hakarettir. Hükümetsen hizmet var, değilsen yok mu?
TVde ve gazetelerde hükümetin adayı Sayın Vural Kundakçıoğlu doğrudan bunun politikasını yaptı. Hükümet kaynaklarından yararlanacağız dedi. Hükümet belediyesi anlayışını savunuyorlar. Buradan soruyorum, Beycuma’da muhalefet partisi kazanırsa Beycuma’ya hizmet götürmesini mi engelleyeceksiniz, hizmetlere mi engel olacaksınız? Bence bunu yapmazlar, en azından yapmamalılar.
Eğer diyorlarsa “Evet, hükümet olursak Beycuma’ya hizmet var, olmazsak hizmet yok” diyorlarsa biz çekilelim o zaman girmeyelim yarışa...

Cezaevi oylarını belirleyiciliği durumu var?
Öncelikle Türkiye genelindeki bir sorundur bence... Genel seçimlerde normal ama belediye seçimlerinde cezaevindekilerin oy kullanmasını doğru bulmuyorum. Yerelde belirleyici olmaları bence mantıklı değildir.
Şimdi biz mevcut durumdan söz edersek eğer Tv de konuşsaydım, büyük ihtimalle ben de konuşmama başlarken Beyumalıları selamlarken cezaevindeki tutuklulara ayrı bir parantez açıp selamlardım, onlar benim kardeşlerim olurdu, onlar benim ağabeylerim olurdu, değil mi? Buraya koyduğum ünlemi dikkatinize sunmak istiyorum. Vaatlerde bunun bile malzeme yapılması yerel siyasetimizin geldiği noktayı bence gözler önüne seriyor.
Cezaevinin Beycuma’ya katması gereken sosyal ve ekonomik atılım gerçekleştirilemedi. Neden? Çünkü bu cezaevi yapılırken “Cezaevi Beycuma’ya ne getirecek, Beycumalılar olarak bizler ne yapmalıyız, belediyemiz ne yapmalı, halka ve esnafa ne gibi görevler düşüyor, bunlar oturulup konuşulmadı. Herkes durdu, bekledi. Cezaevi gelecek, Beycuma büyüyecek.. Olmaz, olmadı da zaten. Kaç yıldır bir WC’yi bile koyamamışız yerel belediye olarak, oraya gelenler için bir çay ocağı, bir büfe koyamamışsınız, görüşme günlerinde bir danışma masası bile açamamışsız? Burada amacımız kişileri eleştirmek değil, zihniyeti sorgulamak. Beycuma’da sorgulasın, bunun derdindeyiz.
Cezaevi lojmanları meselesi?
Sadece lojman mı? Yollar? Cezaevi gelince Beycuma-Karaman yolları yapılacaktı. Bu yollarda araba gitmezdi Hükümet hükümet diyorsunuz? 2002’den beri hükümetsiniz, neden yapmıyorsunuz? Demek ki bu hükümet politikası değil...
Lojmanlar. Gereklidir. Ne yapmış belediye. Eski Başkanımız Sayın İlker Karaoğlu döneminde yer tahsisi vesaire yapılmış, valilik onaylamış, mevcut başkanımız Sayın Hayati Açıkgöz de girişimlerde bulunmuş ama devlet tasarruf tedbirleri çerçevesinde değerlendirmeye almamış. Olabilir. Şimdi bir anda biz lojman yapacağız deniliyor. Evet yapılsın. Biz de yaptırmak için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Beycumalılar hep beraber yapmalıdır. Bu sadece belediyenin değil Beycuma esnafının, gencinin, halkının da sorunudur. Hepimiz sahiplenmeliyiz.
Beycuma’da saflar mı değişti?
Dün başka yerde olanlar bugün başka yerde. Neden? Dün eleştirenler bugün eleştirdikleri kişilerin yanında. Neden? Beycuma’da ne değişti. Dün yanınızda yer aldığınız kişinin karşısında yer almanız sizin o zaman geçmişte yanlış yaptığınızın göstergesi değil mi? Peki, Beycumalılar o zaman sormaz mı; “Şimdi doğrunun yanında olduğunuzu biz nerden bilelim?” Kişisel tartışmalardan hep uzak durmaya çalışıyoruz, öyle de yapacağız, bu bizim hep temel ilkemiz olacak.

Gençlerin durumu ne?
Aslında biz bu durumu daha önce ortaya koyduk. Beycuma’da gençleri herkes eleştirir, şöyledir böyledir der. Ama gençler için hiçbir şey yapmaz. Bütün ümidimiz gençliktedir diyoruz, gençliği eleştiriyoruz ama onlar için bir şey yapılmıyor. Gençliğimizin verdiği enerjiyle gençleri anlayan bir anlayışımız var. Onların sorunlarını biliyoruz. Gençleri düşünen, gençlerle diyalog kuran yapımızla onların sorunlarına çare olacak bir çalışma içinde olmak boynumuzun borcudur. Onlar da bunu biliyor. Beycuma’da kaç genç var, hangisi işsiz, hangisinin ne belgesi var, bilmek gerekir. Bunun için de bir veri dosyası oluşturmak gerekir. İlk olarak bunu yapacağız. Gençler için projelerimiz aslından ilkokuldan başlıyor. Onlar için halkoyunlarından tutun da spor kurslarına, müzik kursundan kamp çalışmalarına kadar birçok şey yapacağız.
Beycumaspor kulübünün kurucularındansınız...
Evet, ama bu siyaset üstü bir oluşumdur. Beycuma sevdalısı 8-10 genç arkadaşımızla yaptığımız bir organizasyondur. Siyaset üstüdür bizim için, partiler üstüdür. Siyasi malzeme konusu yapmak istemem. Yapılmasını da uygun karşılamıyorum. Ama spora olan sevdamızı herkes bilir.
Belediyede meclis çalışmalarınız var. DÖRT MECLİS projenizden bahseder misiniz?
Şimdi bizim, belediyemiz için DÖRT MECLİS projemiz vardır. Bunlar;
1. Gençlik Meclisi
2.Kadınlar Meclisi,
3. Esnaf Meclisi,
4.Çevre Köyler Meclisi olacak..
İlk ikisi zaten bütün belediyelerde var. Beycuma’da neden yoktur, neden 15 yıllık belediyelik dönemimizde kurulmuş değildir, anlamış değilim.. Neden gençlerimiz, kadınlarımız sorunlarını dile getirmesinler.
Bunların dördünü de kesinlikle kuracağız. Öncelikle gençler de kadınlar da, esnaflar da söz sahibi olacak. Sorunlarını dile getirecek. Sorunlarına çözüm bulmak için onlar da koşuşturacak. ”Bütün ümidim gençliktedir” diyor Atatürk. O zaman bizim yaptığımız gibi Beycumalı gençler de Beycuma atılım projesinin içinde olacaklar. Sorumluluk alacaklar. Biz sorumluluğu paylaştıracağız. Hep beraber bir şeyler yapacağız Beycuma için. “Ben” yok artık..
Kadınlarımız, cefakâr. Evlerden, bahçelerden çıkaracağız. Onlar için kuracağımız Kadın Meclisi’nde onlar da her türlü sorunlarını dile getirecek. Bunu son dönemde yavaş yavaş yapmaya başladılar. Gazze günü kermesi düzenlediler. Daha çok işler yapacaklar. Sosyal ve ekonomik üretkenliğin içinde olmalılar.
Esnaf Meclisimiz çok önemli. Beycuma bir esnaflar belediyesidir. Esnaflar merkezidir. Onlar için kurmayı düşündüğümüz birlik projesinden birçoğu haberdar. Bunun dışında onlara Beycuma’yı yönetmede söz sahibi vereceğiz. Esnaf Meclis farklı meslek gruplarından oluşturacağımız yaklaşık 20 kişilik bir meclis olacak. Genel olarak Beycuma’da zaten esnaf sayısı da 100 civarındadır. Burada düşüncelerini, projelerini, sorunlarını konuşacaklar, birlik ve bütünlüğümüzü sağlamak için çaba sarf edecekler. Hep beraber güzel çalışmalar yapacağız.
Çevre Köyler Meclis nedir?
Bakın, biz her zaman şunu söylüyoruz. Belki Beycuma küçük bir yer ama Beycuma merkezdir. Çevrenin merkezidir. 1990’lı yıllara kadar bir cazibe merkeziydi. Ama hep cepten yediğimiz için durum kötüleşti. Beycuma’da eskiden otel varmış. Biz gençler sadece duyduk, büyüklerimiz bilir. Eskiden Ankara yolu Beycuma’dan geçermiş. Biz bilmeyiz, görmedik, büyüklerimiz bilir. Eskiden Orman Sendikasının merkeziymiş Beycuma, biz sadece tabelasını gördük. Eskiden her Cuma Hacıali köyü arabası Beycuma’ya birkaç sefer yaparken şimdi tek araba zor doluyor. Yine Hüseyinçavuşoğlu, Karaman, Karadere, Karapınar, Ayvatlar için de durum aynı. O zaman bunları bilen Beycumalılar, büyüklerimiz artık bu kötü gidişe de son vermelidir. Vermeliyiz. Yeni bir atılım şart.
Çevre Köyler Meclisi projemizin özü Beycuma Merkezdir anlayışı ile şekillenmiştir. Eğer siz bu köylerde ne olup bitiyor bilmezseniz, okullarında ne var ne yok bilmezseniz, hastasını düğününü, karını kışını, yolunu suyunu bilmezseniz, göç edenini nüfusunu bilmezseniz, düğününü derneğini bilmezseniz, insanlarını arada bir ziyaret etmezseniz, bir kere kahvesine gidip bir bardak çayını içip derdini dinlemezseniz, bayramında seyranında yanına uğramazsanız o köy insanını da Beycuma’ya çekemezsiniz... Arabasına biner Beycuma’dan gelip geçer gider. Hafta da bir birkaç esnaf gider oralara malını satmaya çalışır, o kadar. Bu insanlar için Beycuma’yı tekrar bir merkez yapmalısınız. Bunu da kuracağımız Çevre Köyler Meclisi ile biz yapacağız. Her köyden önde gelen kişiler, esnaflar, muhtarlarla beraber belirli dönemlerde onları bir araya getirip sorunlarını dinleyeceğiz. Beycuma ile ilgili onlara da söz söyleme fırsatı vereceğiz. Beycuma’yı yeniden çevre köylerle kaynaştıracağız.
Eğer böyle yaparsanız işte Beycumalıların hayalindeki Beycuma’yı ilçe yapma yolunda en büyük adımı atarsınız. Yoksa Beycuma’yı ilçe yapmak için oraları da Beycuma sınırlarını içine almak istiyorsunuz, ama o köylerin bundan haberi yok. Böyle olmaz. Olurunun adımı bizim projemizle mümkündür.
Bu Dört Meclis Projesine diğer adayların da, Sayın Vural Kundakçıoğlu’nun ve Sayın Hayati Açıkgöz’ün de sahip çıkmasını isterim. Bizim projelerimiz bizim ağzımızdan çıktıktan sonra bizim projemiz değil, Beycuma’nın projesidir.

Beycuma’nın neden festivali yok?
Eğer festivali belediye gelirleri ile yapmaya çalışırsanız yapamazsınız. Mümkün değil. Bunu ancak sponsorlar vasıtasıyla yapabilirsiniz. Bunun içinde koşuşturmak gerekir. Beycuma’da yapılacak bir festival esnafa, halkımıza, memurumuza çok şeyler katacaktır. Bir sahiplenme duygusu olacaktır. Beycuma’nın yeniden merkez olması için atılacak önemli ve zorunlu bir adımdır. Bir anda çok ünlü sanatçıları getirmek tabiî ki mümkün olmayacaktır. Ama yıldan yıla geliştirilecek bir festival oluşumumuz vardır.
Bunun dışında askere giden gençler için her dönem bir asker eğlencesi düzenleyeceğiz. Bunları geleneksel hale getireceğiz.
Yine bahar ayında bir hıdrellez şenliği ve üç okulumuz içine katacak bir bahar şenliği düşünüyoruz.
Festival de yapamazsak bu işe hiç soyunmayalım...
Nasıl yapılacağını biliyoruz.
Genç bir kimlik, seçimler için erken değil mi?
Beycumalılar bizim neler yapmak istediğimizi gayet iyi biliyor. Yaşımız bizce sorumluluk alacak yaştadır. Hani akıl yaşta değil baştadır derler ya. Biz genç yaşta taşın altına elimizi koyduk. İsterim ki Beycuma’da diğer genç arkadaşlarımız da bu sorumluluğu alsın, paylaşsın. Bugün 2009’da bizim adaylığımızı koymamızın bir örnek olacağını düşünüyorum. Ben 2014 seçimlerinde Beycuma için daha fazla genç arkadaşın bu işe sarılmasını bekliyorum. Öyle olmasını diliyorum. Bir şeyleri değiştirmek için neyi bekleyelim. Biz Beycuma için bir yanlış görüyoruz ki bunu eylemlerimizle ifade ediyoruz, bazılarımız bunu eliyle düzeltir, bazılarımız gönlüyle. Günümüzde hiçbir şeyin yaşla alakası yok artık. İş bilenin kılıç kuşananın demiş atalarımız. Biz de hizmet etmek için yaşımızın 50’ye gelmesini bekleyecek değiliz.
15 yıllık bir belediye Beycuma...
Evet, 15 yıllık bir belediye Beycuma. 15 yılda kaç adım atıldığının cevabını ise Beycumalılar versin. Seçmen olanlar onlar. 15 yıl daha alt yapı sorunlarını, yol, su işleyişini oturtamamış bir Beycuma var karşımızda... Biz hâlâ mahallelerimizde yol yapılması derdindeyiz. Bu sorunların çok önceden çözülmesi lazımdı. Bundan sonra başkan olacakların bu işlerle zaman kaybetmemesi gerekirdi.
Daha doğru düzgün bir araç gereci olmayan belediyemiz. Hangi Beycumalı bizim şu aracımız var diyebiliyor. 15 yıllık belediyenin bir cenaze arabası yok. 15 yıllık belediyenin çöp arabası zaten çöp gibi. İtfaiye aracı bakımsız, verimsiz... İş makinelerimiz yok... Hizmeti neyle yapacak bu belediye... 15 yılda kaç gencimize iş bulmuş, iş imkânı sağlamış bir belediyecilik var. Kaç kişiye iş imkânı sağlayacak istihdam projesi geliştirmiş.
Bir belediyesporu bile kapanmaktan kurtaramadılar. Gerçi burada Beycumalıların da desteği olmadı. Herkes birbirini suçladı. Nereye kadar gidecek. 15 yıllık belediyenin bir spor tesisi olmaz mı? Bir futbol sahası olmaz mı? Bir basketbol sahası bir futbol sahası, küçük bir yürüyüş parkuru olmaz mı? E nasıl olsa her yer yol. Beycumalılar yollarda yürüsünler. Gençler için de zaten okulların önleri boş. Oynasınlar dursunlar. Olmaz, olmamalı. Gençler için spor kampları kurmak lazım. Onları sosyal ve sportif projelere kanalize etmek lazım, sorumluluk vermek lazım. Sosyal aidiyet duygusunu, başarı duygusunu onlara yaşatmak lazım... Bunları yapabilmek için de genç gibi düşünmek lazım...
Tarım ve hayvancılığı geliştirmek için bir projelendirme yapıp halkına önderlik yapamamış bir belediyeyiz biz. Devletten, bakanlıktan, il ziraattan beklemişiz her şeyi. Çiftçilik belgesi olan zaten teşvikini gidip kendisi alsın demişiz. Olmaz tarım ve hayvancılıkta öncülük etmek lazım. Kooperatifleşmeyi sağlamak lazım... Daha öncede söyledik. Bizim eğitim-destek ve uygulama aşamalarını kapsayan bir projemiz olacak çiftçilikle uğraşanlarla ilgili olarak.
Ya sağlık...
Şimdi, Beycuma’da bir sağlık ocağı bir dispanser vardır. Biri cezaevinin altındadır, biri belediyenin altındadır. Burada şu an belirli sayıda bir personelimiz vardır ki sayısı artırılmalısı iyi olur. Bunu neye dayanarak söylüyoruz. Beycuma’ya sadece merkezden değil özellikle çevre köylerden de sağlık sorunları için gelenler oluyor. Cezaevindeki sağlık konusu Beycuma personeli ile hallediliyor. Beycuma merkezdir derken aslında bundan bahsediyoruz aynı zamanda. Kişi köyünden geliyor sağlık ihtiyaçlarının hangisini Beycuma’da yapıyor. Kan tahlili yapılıyor ama bunların sonuçları bir gün sonra Beycuma’ya Zonguldak’tan bir gün sonra geliyor. Kan ve şeker tahlil, kalp grafiği, kulak testi gibi sağlık sorunlarında Beycuma hizmet vermektedir. Sağlığa ve eğitime yapılan yatırım en temel yatırımdır. Beycumalıların da kan tahlilini hemen alabilmeli. Bunun için gerekli malzeme temininin Beycuma’ya yapılması için çaba sarf edilmelidir.
Eğitim...
Beycuma’da üç okul var. İki ilköğretim bir lise... Üçünün de öğrenci sayısı azalıyor. Kimse farkında değil. Öğrenci sayısı azalırsa azalsın kapanırsa kapansın okul diyenler var. Soruyorum çocuğunu nereye okula gönderecek bu kişiler. Lisemizdeki biraz daha olumsuz bir tablo var. Başkanlarımız başkan adaylarımız bunun farkında değiller. Karapınar, Ayvatlar, Karadere köylerini dolaşıp kimin lisemizin öğrenci sayısının arttırılması için uğraştığını bilmez Beycumalılar. Önemli değil. Öğrenci sayısındaki düşüş durdurulmalı ve de arttırılmalı. Durdurulursa ve arttırılırsa ne mi olur? Birincisi bu öğrenciler Beycuma esnafından alışveriş yaparlar... İkincisi bunlarda bir Beycumalıyız anlayışı güçlenir, sahiplenirler beldemizi... Üçüncüsü ailesi Beycuma’ya gelir, alışverişini yapar.. Dördüncüsü köylüsü akrabası Beycuma’dan istekte bulunur. Beşincisi ve de en önemlisi gençlerimizi, gençliğimizi kazanırız, eğitimli bir nesil için çaba sarf etmiş oluruz.
Okullarımız üzerinde bile sen hizmet ettin yok ben hizmet ettim polemiği var. Yanlış...
Beycuma’da üç okulumuz var. Ama öğretmenlerimizin birçoğu Zonguldak’tan gelip gidiyor. Neden? Çünkü Beycuma’da bir sosyal hareketliliği sağlayamamışsınız. Öğretmenlerimizin gidebileceği bir sosyal tesisi kazandıramamışsınız. Onları bir tek öğretmenler gününde hatırlamışız. Onları bir sosyal aktivite içine çekememişiz.
Beycuma’nın internetteki sesisiniz aynı zamanda...beycuma.net
Biz yaşadığımız yere çok bağlıyız. Beycuma’nın tanıtımı için bir şeyler yapabiliyorsak ne mutlu bize. Özellikle gurbetten büyük bir teveccüh kazandık. Beycuma’ya bağlı olmayan birçok köyden bile mesajlar alıyoruz, talepler alıyoruz. Elimizden geldiğince değerlendiriyoruz. Ama özellikle bir kişilik bir ekip değiliz. Genç arkadaşlarımızdan oluşan geniş bir ekibimiz var. Arkadaşlarımızla ellerinden geldiğince bir şeyler yapıyoruz sitemizde
Beycuma’nın Zonguldak’ta da iyi bilinen eski bir tarihi var aslında...
Kesinlikle... Beycuma’nın tarihinin çok daha eskilere gittiğini biliyoruz. Bunu da araştırıyoruz.. Bizimde üniversiteyi tarih bölümümüzde okumamızdan kaynaklanan bir tarih sevgimiz var. Özellikle yerel çalışmalar son yıllarda arttı. Bizim de Beycuma’nın Osmanlı Devleti ve Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki tarihinin araştırılması için bir çalışmamız var. Yine Beycuma’da genç bir esnaf arkadaşımızla yapacağımız çalışma ile yazın Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden gereken belgeleri alarak çevirisini ve değerlendirmesini yapmayı düşünüyoruz. Böylece bir Beycuma Tarihi kitabı oluşturacağız.
Aynı zamanda 2007’den beri Beycuma’daki olayları haberleri topladık. Bunları bir araya getirip her yıl için bir Beycuma Ansiklopedisi hazırlıyoruz. 2007-2008 yıllarını kapsayan 2 ciltlik ilk ansiklopedimizi yazın çıkartacağız. Bu ansiklopediyi okullarımızın kütüphanesinden tutun belirli yerlere vermeyi düşünüyoruz ki bundan 50 sene sonrasını düşündüğünüzde çok güzel bir kaynak ve nostaljik bir eser olacaktır Beycuma’mız için.
Yine Beycuma ile farklı bir kültürel çalışma olarak Beycuma’nın eski fotoğraflarını toplamaya başladık. Bu fotoğraflardan bir fotoğraf arşivi oluşturup bunlar hakkındaki bilgilerle beraber kitaplaştırmayı ve Zonguldak’ta bir sergi açmak istiyoruz.
Bunlar bizim küçük çaplı kültürel etkinliklerimiz olacaktır.
Son sözünüz...
Beycumalılara son sözümüz; 2009 yerel seçimlerinde verecekleri oyun Beycuma’nın beldemizin geleceğini şekillendireceğini bilmeleridir. Bunu iyi idrak etmelerini istiyorum
Yine mahallelerde muhtar adayı olan büyüklerimize, arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Beycuma’nın gelişiminde muhtarların payı büyük olacaktır. En azından özellikle bizler muhtarlarımızı çok yoracağız. Aynı zamanda Beycuma’nın bir mahallesi olmasa da çevre köylerinde de muhtarlık seçimlerini çok fazla önemsiyoruz. Bölücek’te Ramazan Aygün ve Aytekin Çakmaklı arasındaki muhtarlık seçimleri de Beycumamız için önemlidir. Yine Hüseyinçavuşoğlu, Karadere, Karapınar, Hacıali gibi çevre köyleri özellikle biz çok fazla takip ediyoruz. Zira Beycuma atılım projesinde buralarda seçilen muhtarlarımızın çalışkanlığı, iş bilirliği Beycuma için önemli olacaktır.
Son olarak aday olan mevcut başkanımız CHP’den Hayati Açıkgöz’e, AKP’den Vural Kundakçıoğlu’na, Saadet Partisi’nden Sezai Çakmaklı’ya da seçimlerde başarılar diliyorum. Seçimlerimizin sağduyulu bir şekilde geçmesini ve sonuçlanmasını diliyorum.
Seçim sonrasında 30 Mart günü kim kazanırsa kazansın Beycuma’da kol kola yürüyen 4 belediye başkan adayı fotoğrafını Beycumalılara sunmak dört adayın da üzerlerine düşen görevdir. Bu fotoğraf Beycuma’da çok şeyi değiştirecektir.
Kim kazanırsa kazansın kişisellikten uzak “biz” anlayışına sahip bir Beycuma’nın oluşması en büyük temennimizdir. Seçimin bütün Beycuma’ya hayırlı olmasını diliyorum. Değerli Beycumalılara saygılarımı sunuyorum